İlk 3 Aylık Dönem
İlk üç aylık dönem, döllenmeden 12. haftaya kadar olan zaman dilimini ifade eder . Bu dönemde anne adayı hem bedensel hem de ruhsal olarak hamileliğe alışır.

Anne adayının vücudundaki tüm değişikliklerin nedeni, genel olarak hormonlardır. Hormonlar vücudu sonraki dokuz ay boyunca yaşayacağı ve önemli değişiklikler içeren süreç için hazırlarlar. Hipofiz bezi belirli hormonların üretimini kontrol ederken diğer hormonlar da yumurtalıklarda, tiroid bezlerinde ve plasentadan salgılanırlar. Hormonal değişiklikler anne adayında bazı etkilere neden olurlar, bunlar da hamileliğin normal koşullarda seyrettiğinin göstergeleridir.

Progesteron, hamileliği destekleyen en önemli hormonlardan biridir. Hamilelik sonunda progesteron düzeyi azalır, bu da doğumu tetikleyen faktörlerden biridir.
Progesteron erken (prematüre) doğumu engellemek amacıyla, belirli kasların kasılmasını azaltır. Sindirim sisteminin fonksiyonlarını yavaşlatır; bu nedenle hazımsızlık, kabızlık görülebilir. Bacak damarlarında genişlemeye neden olur. Aynı zamanda anne adayının ruh halini de etkiler, vücut sıcaklığını arttırır, nefes almasını hızlandırır ve bulantıyı tetikleyebilir. Progesteron ayrıca anne adayının göğüslerini de doğum sonrasında emzirme süreci için hazırlar.

Östrojen, meme başlarının büyümesini ve süt bezlerinin gelişmesini sağlar. Rahim duvarlarındaki kasları doğum sırasındaki güçlü kasılmalara dayanmaları için destekler. Belirli dokuları özellikle de lifleri ve eklemleri gevşetir ki bu da varisli damarlara, kasık ve baş ağrısına neden olabilir.

“İnsan koryonik gonadotropin hormonu” ve “plasental laktojen”, gebelikte artan diğer hormonlardır. Her ikisi de plasenta tarafından üretilir. İnsan koryonik gonadotropin hormonu, tiroid bezini uyarır. Tiroid fazla miktarda tiroksin üretmeye başlar. Bu nedenle metabolizma hızlanır. Plasental laktojen hormonu ise, meme gelişimi ile ilgilidir.

Anne Adayında Görülen Değişiklikler

Anne adayı tarafından yaşanacak olan değişiklikler nelerdir?

Görüntüye yansıyan değişiklikler

Hamileliğin bu aşamasında anne adayının görünüşüne yansıyan önemli bir değişiklik olmaz. Çoğu vakada görülen değişiklikler sadece anne adayının, yakın akraba ve arkadaşlarının fark edebileceği değişliklerdir. Üçüncü ayın sonunda rahim bir portakal büyüklüğündedir ve genelde kalça kemiklerinin içinde saklanmış halde durur. Sadece bel ölçüsünde biraz artış olabilir ve karın biraz öne çıkabilir.

Memelerde büyüme ve hassasiyet başlar. Süt kanalları geliştikçe, çok daha duyarlı hale gelirler. Bu aşamada anne adayı kilo almaya meyillidir. Vücudu değerli bir enerji kaynağı olan yağları biriktirir. Bu aşamada kilo kaybetse bile bu hamilelik üzerinde hiçbir etki yapmaz. Bebeğin gelişebilmesi için gereken her madde annesi tarafından temin edilmektedir.

Vücuttaki değişiklikler

Hamilelik ilerledikçe aşağıdaki değişiklikler ortaya çıkar.

  • Metabolizma hızı %10-25 oranında artar.
  • Kalp hızı ve kalp yeterliliği %40 civarında artar.
  • Solunum sayısı da artış gösterir.
  • Rahimdeki adale lifleri daha da kalınlaşır ve uzarlar.
  • Memeler büyümeye ve daha da duyarlı olmaya devam ederler.
  • Meme başı (areola) ve süt kanalları gelişmelerini sürdürür .

Duygusal değişiklikler ve fiziksel belirtiler

Hamileliğin ilk haftalarında sıklıkla anne adayı kendisini yorgun hisseder ve “sabah hastalığı” olarak adlandırılan sabah kusmalarından yakınır. Sabah hastalığı hafif bulantı hissinden yoğun ve düzenli sabah kusmalarına kadar değişken bir seyir gösterebilir.

Fiziksel belirtiler

  • Yorgunluk
  • Bulantı (sabah hastalığı da dahil)
  • Kabızlık
  • Sık sık idrar yapma
  • Aş erme veya belirli yiyeceklerden hoşlanmama
  • Meme değişiklikleri
  • Bayılma ve baş dönmesi

Duygular

  • Mutluluk ve sevinç ama aynı zamanda şüphe ve endişe
  • Huzursuzluk, değişken ruh hali geçişleri ve ağlamaya eğilim
  • Basit karar verirken bile sorun yaşama

Anne adayları için birkaç ipucu...

-Hamile bir kadın, içinde taşıdığı canlı için, her şeydir. Kendine özel biriymiş gibi bakmalı ve davranmalıdır.
-Hamileliğin ilk haftalarında görülen tüm rahatsızlık belirtileri, artan yorgunluk ve duygusal değişimler, vücudundaki değişikliklerin bir sonucu olarak ortaya çıkar ve yok sayılamazlar, sadece etkileri azaltılabilir.
-Hamile kalır kalmaz göğüslerinize nemlendirici bir krem sürmeye başlayın!

Kokulara karşı artan duyarlılık

Bazı anne adayları, bu dönemde bazı kokulara karşı çok hassas olurlar. Bu durum, hormonal değişikliklerin sonucudur. Her kadında görülmeyebilir. Bazı kokuları dayanılmaz buluyorsanız, doğal olarak onlardan kaçınmayı deneyin... Bir süre sonra bu durum geçer, endişe etmeyin...

Belirli yiyeceklere karşı isteksizlik veya iştah artışı

Yine bazı anne adaylarında daha belirgin olmak üzere bu dönemde damak lezzeti değişiklikleri gelişir, bu doğrudur. Ancak, aş ermelerle ilgili olarak yaşananlar genellikle abartılır ve şehir efsanelerine dönüşür. Hoşunuza ne gidiyorsa onu yiyin ama sağlıklı beslenmekten de vazgeçmeyin!

Bulantı

Bulantı, hamile kadınların %50’sinde görülür. Genellikle sabahları daha yoğun yaşanır. Buna rağmen, sabah hastalığını önlemek için, sabah uyandığınızda yatakta hafif bir şeyler yemeye gayret edin. Aynı zamanda ana öğünlerde de daha küçük porsiyonlar tüketin. Bol miktarda sıvı alın... Bulantı olduğunda, 1-2 bardak su için... Bu uygulama, bulantıyı ortadan kaldırmanın basit ama çok da etkili bir yöntemidir!

Yorgunluk hissi

Hamililik ilerledikçe anne adayının vücudu öncekinden daha fazla çalışır. Yaklaşan zorluklarla mücadele etmek için metabolizması yaklaşık %20 oranında hızlanır! Solunum ve dolaşım sistemi daha fazla çalışır hale gelir. Bunlar, anne adayı tarafından yaşanılan yorgunluğun nedenleridir! Yorgunluğu ortadan kaldırmanın en iyi yolu, gün içinde dinlenmek ve erken yatmaktır.

Sık sık idrar yapma

Hamileliğin erken dönemlerinde genişleyen rahim, idrar torbasına basınç uygular. Bu nedenle idrar torbasının hacmi azalır. Aynı zamanda böbrek fonksiyonları da hızlanmış dolaşımın ve hormonal değişimin sonucu olarak daha etkin hale gelir. Sık sık idrar yapma bu sürecin bir sonucu olarak yaşanır.
Tüm bu belirtiler ilk üç aylık dönemin sonunda daha da belirginleşir. Bir süre sonra rahim yukarı doğru hareket eder ve idrar torbasına baskı azalır. İçtiğiniz sıvının miktarını sınırlandırmayın... Büyümekte olan bebeğiniz ve vücudunuzun gereksinimleri için yeterli miktarlarda sıvı alın...

Baş dönmesi

Baş dönmesi, hamilelik sırasındaki ani kan basıncı değişkinlikleri nedeniyle ortaya çıkar. Kendinizi bitkin hissettiğinizde bir yere oturun ve birkaç derin nefes alın... Herhangi bir sert ve ani harekette bulunmayın... Mümkünse bacaklarınızı havaya kaldırarak uzanmaya çalışın...

Şişlikler

Başta progesteron olmak üzere hamileliği destekleyen hormonlar, özellikle sindirim sisteminin belirli fonksiyonlarını yavaşlatabilirler. Bu nedenle mide ağrısı, şişlikler, gaz, mide yanması, hazımsızlık ve kabızlık yaşanabilir.
Bu belirtiler yoğunlaştığı zaman etkilerini daha fazla sıvı içerek azaltabilirsiniz! En azından her gün 2 litre için... Ağır besinlerden kaçının ve diyetinizin lifli besinlerden zengin olmasına özen gösterin.

Baş ağrıları

Hamileliğin ilk aylarında hormonal değişiklikler açlık, yorgunluk, sıcak basmaları ve baş ağrılarına yol açabilirler.
Baş ağrısı ne kadar yoğun olursa olsun doktorunuza önceden danışmadan herhangi bir ilaç almayın! Açık havaya çıkmayı deneyin, şakaklarınıza masaj yapın veya biraz dinlenin...

Anne hamileliği ne kadar erken öğrenirse, yaşam tarzını bebeğinin gelişimi için en uygun şartlarda düzenlemek için de o kadar fazla zamanı olur. Bu nedenle adet gecikmesi fark edildiğinde mutlaka doktora başvurulmalıdır. Doktor tarafından fetüsün (anne karnında gelişmekte olan minik bebeğin) gelişme aşamasına bağlı olarak farklı kontrol testleri önerilir. Anne adaylarının gebe kalmadan önce de kadın doğum muayenesi olmaları ve gerekli testleri yaptırmaları sağlıklı bir gebelik için çok önemlidir.

Gebelik Kontrollerinde Neler Yapılır?


Detaylı görüşme

İlk görüşme ebeveynler, menstrüel dönemler, önceki hamilelikler, doğumlar, yaşam tarzları, geçirilen hastalıklar, olası fetüs bozuklukları ile anne ve baba adaylarının ailelerindeki genetik yapı hakkında bilgi almak için yapılır.

Genel inceleme

Anne adayının tüm sistemleri içeren tam bir fizik muayeneden geçmesi gereklidir. Göğüsleri, akciğerleri ve kalbi de dahil olmak üzere tüm sistemler değerlendirilir. Böylece anne adayının genel sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olunur. Doktor daha sonraki dönemlerde referans olarak kullanmak amacıyla anne adayının kilosunu ve kan basıncını ölçer.

Jinekolojik inceleme

Tüm üreme siteminin durumunu değerlendirilir. Aynı zamanda tahmini doğum tarihi belirlenir. Genellikle son menstrüasyon döneminin son gününden başlanarak hesaplanır. Bu nedenle doktorunuzu görmeden önce en son ne zaman adet gördüğünüzü hatırlamaya çalışın.

Laboratuar testleri

Anne adayı ve bebeğin genel sağlık durumunu belirlemek için yapılır.

Hamilelik testi

Genellikle ilk olarak hamileliğin varlığını onaylamak için bir kan testi yapılır. Jinekolojik inceleme ile sonuçlar onaylanır.

Kan basıncı ölçümü

Hamileliğin ilk aşamalarında yapılan ölçümler annenin düzenli kan basıncını gösterir. Gelecekteki ölçümler için referans olarak da kullanılır.
Hamilelikte kan basıncında hafif değişiklikler olması normaldir. “Hamilelikle tetiklenmiş hipertansiyon” ise ciddi bir durumdur. Bunun erken teşhis edilebilmesi, düzenli takip ve kan basıncı ölçümlerine dayanır.

İdrar testi


İdrar analizinde protein, eritrosit, lökosit ve bakteriler değerlendirilir. Varlıkları idrar yolu enfeksiyonu veya böbrek bozukluklarının belirtisi olabilir.
Kanda ve idrarda belirlenen şeker, gebelik diyabetinin bir belirtisi olabilir. Yine idrarda albumin ve protein bulunması da preeklampsi veya kronik böbrek rahatsızlığının belirtisi olabilir.

“Smear”, vajinal ve servikal kültür

Enfeksiyon veya kanser öncesi değişiklikleri belirlemek için serviksten hücre örneği alınır. Vajinal ve servikal kültür tirkomonas, bel soğukluğu, klamidya enfeksiyonlarının tanısında yardımcıdır. Ayrıca tedavi edilmezse prematüre doğumla sonuçlanabilecek olan bakteriyel vajinozisi belirlemek için de kültür gerekli olabilir.

Kan testi ve Rh durumunun belirlenmesi için yapılan test

İlk ziyaret sırasında yapılan kan testi ile, anne adayının kan grubu ve Rh durumu belirlenir.
Rh faktörü kan hücrelerinin yüzeyinde bulunan aynı zamanda Rh antijeni olarak da bilinen bir proteindir. Eğer anne adayının kanında antijen bulunmazsa, buna Rh-negatif denir. Fetüs, babasından aldığı Rh faktörü ile Rh-pozitif ise, anne kendi kanı fetüsün kanıyla karışacağı için immün bir tepki geliştirebilir. Bu süreç ilk hamilelikte önemsizdir ama bu immün tepki nedeniyle daha sonraki gebeliklerinde fetüsün Rh-pozitif olması sorun oluşturur. Doktor tarafından yakından izlenmesi gereken bir durumdur. Eğer anne adayı Rh negatifse hamileliğin 28. ve 29. haftaları arasında ve ayrıca doğumdan sonraki 72 saat içerisinde immünglobülin uygulanır.

Kan sayımı

Hemoglobin düzeyini ve kırmızı hücre sayısını (eritrosit) belirlemek için uygulanır. Hemoglobin, eritrositlerde bulunan ve oksijen taşımakla sorumlu bir proteindir. Annedeki kansızlık (anemi) hemoglobin düzeyinin tayini ile teşhis edilir. Birçok durumda tedavisi kolay olan bu durumun en yaygın sebebi de demir eksikliğidir. Demir içeriği zengin yiyecekler tüketilmelidir.

Kızamıkçık testi

Anne adayında ilk üç ay içerisinde kızamıkçık görülmesi hamileliği tehlikeye sokabilir. Kızamıkçık testi hamile kadının bu hastalığa karşı bağışıklığı olup olmadığını belirlemek için uygulanır. Eğer anne bağışıklık kazanmamışsa herhangi bir şekilde kızamıkçık virusu alabileceği tüm temaslardan kaçınmalıdır.

Toksoplazmozis

Kediler toksoplazmozis geçişinin en yaygın sebebidir. Evinizde kediniz olsun ya da olmasın her anne adayının toksoplazmozis testi uygulaması zorunludur.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar

Klamidya, frengi ve diğer cinsel yönden bulaşan hastalıklar fetüs için bir tehlike teşkil edebilir. Erken teşhis edilirse, bebeğin karşılaşacağı riski azaltmak için etkin bir şekilde tedavi edilebilirler.

AIDS

Diğerlerine nazaran yeni bir testtir. Erken dönemde verilecek ilaçların anneden çocuğa AIDS bulaşması riskini azaltması nedeniyle tüm anne adaylarına HIV testi yaptırmaları önerilmektedir.

Genetik rahatsızlıklar

Yapılan aile görüşmesine dayanarak doktor, anne adayına belirli demografik gruplarda sık görülebilecek olası genetik bozuklukları ya da ailede var olan genetik hastalıkları teşhis etmek için kan incelemesi önerebilir.

İlk ultrason incelemesi!

Ultrason incelemesi daha detaylı bilgi elde etmek için tıbbi nedenlerle gerçekleştirilir. Doğum öncesi bakımın standart bir unsuru haline gelmiştir. Ultrason incelemesi doktora detaylı bilgi sağlar. Bebeğin ya da anne adayının sağlığına zararı yoktur.
Jinekologlar hamilelikte en az üç zorunlu ultrason incelemesi önerirler:

  • Hamileliğin 11. ve 14. haftası arası
  • Hamileliğin 21. ve 26. haftası arası
  • Hamileliğin 27. ve 32. haftası arası

Hamileliğin son dönemlerinde normal doğumun uygun ve mümkün olup olmadığını belirlemek amacıyla ya da bebeğin ağırlığının belirlenmesi için de ultrason incelemesi çok önemli bir yaklaşım yöntemidir.

Ultrason, ses dalgaları kullanılarak gerçekleştirilen bir görüntüleme yöntemidir. Ses dalgaları vücuttan geçer, dokulardan yansır ve çeşitli yoğunlukta geri döner. Ultrason ekranında gösterilen görüntünün yoğunluğu ses dalgalarının çarptığı dokuya bağlıdır. Düşük yoğunluk gösteren sıvı, ekranda siyah noktalar olarak görülür, kaslar daha açıktır; kemikler ise tamamen beyaz olarak görülür. Doktor probu karnı taramak ve çeşitli konumlarda plasenta ve bebeğin görüntüsünü kaydetmek için gezdirir. Ultrason görüntüleme yöntemi ile, fetüsün yaşını ve gelişim aşamasını doğru bir şekilde belirlemek, kalp atışı sıklığını ve amniyon sıvısının hacmini ölçmek, fetüs hareketliliğini değerlendirmek ve olası doğuştan (konjenital) bozuklulukları belirlemek mümkündür.
Ultrason karından yapıldığı gibi, bazı durumlarda vajinadan da yapılabilir. Buna doktor karar verir. Transvajinal ultrason, hamileliği erken dönemde belirlemek ve anormal durumları teşhis etmek için kullanılır.

Genellikle minik bebek ilk dönemin sonunda ultrasonda belirgin olarak görülebilir. Yüz hatları daha keskin hale gelir. Bebek mimikler yapar, esner veya amniyon sıvısını yutar. Sürekli hareketli olan küçük kolları ve bacakları açıkca görülebilir. Aynı zamanda nefes alıp verme hareketleri izlenebilir, cinsiyet de belirlenebilir.
Ultrason incelemesi bebeği sudan oluşan ilk ortamında görüntüler. Amniyon sıvısı fetüsü mekanik travmalardan korur ve dış dünyadan gelen sesleri yalıtır. Annenin yaptığı tüm hareketler, bebeğin bu sıvı içinde yüzmesini ve ufak ufak sallanmasını sağlar.

Şüphesiz en duygusal an ultrasonla minicik kalbin atışlarının duyulduğu an olacaktır!