İkinci 3 Aylık Dönem
Hamileliğin bu dönemi en güzel anıların yaşandığı dönemdir. İlk üç ayda yoğun olarak yaşanan mide bulantısı, baş dönmesi, sık sık idrar yapma gibi sorunlar ortadan kalkar. Enerji ve huzur ön plandadır.

Anne adayı ilk aylarda yaşadığı sorunların azalmasından sonra oldukça rahatlar. Artık mutlu olmak ve süreci en iyi şekilde yaşama zamanıdır... Bebek varlığını annenin gittikçe büyüyen karnı ile herkese ilan etmektedir! Hormonal değişiklikler nedeniyle annenin cildi ve saçları daha parlak, yüz hatları daha yumuşaktır. Göğüsler yuvarlaklaşır.
Hamileliğin daha heyecanlı belirtileri görülmeye başlar. Anne bebeğinin hareketlerini hissetmeye başlar! Bebeğin görüntüsü ultrason kontrollerinde belirginleşir, cinsiyeti ile ilgili merak sonunda biter.

Yaşama dair yeni kanıtlar ortaya çıktıkça anne rahatlar. Bebekte genetik hastalık ve buna bağlı düşük yapma riskinin azalması anneyi daha da rahatlatır. Anne adayı yaşadığı huzurun tadını çıkarır ve annelik planları yapmaya başlar.

Anne Adayında Görülen Değişiklikler

Anne adayı tarafından yaşanacak olan değişiklikler nelerdir?

Görüntüye yansıyan değişiklikler

Karın görülür derecede belirginleşmeye başlar ve göğüsler büyümeye devam eder. Meme başları koyulaşır.
Anne adayının karnında tüm karın boyunca aşağı doğru uzanan siyah bir çizgi (linea nibra) oluşabilir. Ayaklar, bilekler ve eller şişmeye başlar.

Vücuttaki değişiklikler

  • Sindirim sistemi fonksiyonları yavaşlar.
  • Karın genişler ve bu bazen mide ekşimesine neden olabilir.
  • Diş etleri şişer ve bu durum bazen kanamaya neden olabilir.
  • Kalp daha hızlı çalışır. Gebelikte dakikada 6 litre kan pompalamaktadır.
  • Böbrekler %25 daha fazla kan süzmeye başlamıştır.
  • Rahim, hamilelik öncesinden 5 kat daha fazla kana ihtiyaç duyar.

Duygusal değişiklikler ve fiziksel belirtiler

Çoğu hamile kadın bu dönem içinde daha duygusal ve heyecanlıdır. Yaşadıkları en rahatsızlık verici hisler sindirim güçlüğü ve/veya gaza bağlı şişlik ve yavaşlayan bağırsak hareketleridir.

Fiziksel belirtiler

  • Anne daha fazla enerji harcar.
  • Daha fazla idrara çıkma,
  • Kabızlık,
  • Mide ekşimesi, sindirim güçlüğü ve gaz,
  • Bayılma veya baş dönmesi,
  • Göğüslerin büyümeye devam etmesi,
  • Burun mukozasında dolgunluk, ara sıra burun kanaması,
  • İştahın artması,
  • Hafif şiş ayak, bilek ve eller,
  • Varisli damarlar ve hemoroid,
  • 20. ve 21. hafta arasında bebeğin hareketleri hissedilebilir!

Duygular

  • Duygusal gelgitler ilk üç ayda yaşanana benzer veya daha nadirdir
  • Anneler durumu daha çok içlerine sindirirler ve kabullenirler. Artık gerçekten hamile olduklarını hissederler ve bu hoşlarına gider!

Anne adayları için birkaç ipucu...

-Mide bulantıları yavaş yavaş geçmeye başlar ve belirli kokulara veya yemeklere olan hassasiyet de azalır.
-Kadınların başı daha az döner ve idrara da daha az çıkarlar.
-Vücudun bir numaralı hedefi bebeğe yeterli miktarda besin sağlamaktır. İştah normale döner ve hatta artabilir. Bu da kilo artışını tetikler. Anne adayı bazen haftada 400 gr. bile olabilir.

Mide ekşimesi

Rahim (uterus) 14. ve 28. haftalar arasında hızla büyür ve karın içindeki organlara basınç uygular. Mide içerisindeki sindirilen besinler ve mide asidi bu bası altında yemek borusuna geri kaçar ve bu da ağızda veya midede ekşimeye neden olur. Sindirim normalinden iki kat daha yavaştır.

Hamilelik süresince mide ekşimesini önlemek için daha az az ama sık sık yemek yiyin... Çok iyi çiğneyin... Biraz yoğurt çoğu kadında mide ekşimesini ortadan kaldırır. Yanınızda her zaman bir şişe su bulundurun ve bol miktarda su tüketin... Mide ekşimesi başladığı zaman uzanmayın, bu sorununuzu arttırabilir. Ayağa kalkıp biraz yürüyün. Ayakta durduğunuz zaman mide içeriğinin geri kaçısı zorlaşır, bağırsaklara geçişi ise kolaylaşır.

Kabızlık /Hemoroid (Basur)


Mide ekşimesi ve sindirim güçlüğüne neden olan etkenler, bağırsak hareketlerini ve sindirim sisteminin diğer işlevlerini de olumsuz etkileyebilir. Kabızlık bu nedenle sık görülür.
Kabızlığı önleyecek olan üç temel kural aşağıda sıralanmıştır:

  • Lif açısından zengin olan besinler tüketin.
  • Günde en az 2 litre su için.
  • Düzenli olarak sizi yormayan egzersizler yapın, bol bol yürüyün..

Kabızlık, hem kan damarlarının bası altında kalması hem de damar duvarlarının zayıflaması sonucunda, anne adayında hemoroide neden olabilir. Anüsteki toplardamar yumağının şişmesine, varisleşmesine hemoroid adı verilir. Küçük bezelye büyüklüğünde bu yumaklar rahatsız edici ve acı vericidir. İçeride veya anüs ile rektumun birleştiği yerde bulunurlar. Bu yumaklar kaşınabilir, kanayabilir, yürümeyi veya oturmayı zorlaştırabilir. Bu belirtileri hafifletmek için bazı şeyler yapılabilirse de konu mutlaka uzmana danışılmalıdır.

Varisli damarlar

Varisler, baldırlarda birdenbire ortaya çıkabilen mavi, şiş damarlardır. Bu durum zaman zaman anne adaylarında estetik kaygılara yol açabilir.
Uzun süre boyunca ayakta durmayın ve oturmayın... Dinlendiğiniz zaman, bacaklarınızı seviye olarak yukarda tutun.

Genişleyen bağlar

Hamilelik seyrinde sadece karnınız büyümez. Bütün vücudunuz çocuğu doğurmaya odaklanır ve bu odaklanma programının bir parçası da kalçaların genişlemesidir. Hormonlar ve progesteron, pelvik kemiklerin (kalça kemiklerinin) genişlemesi için bağların ve bağdokularının gevşemesine neden olurlar. Ne yazık ki bu süreç tüm vücudu etkiler. Bu nedenle hamileler zaman zaman denge sorunu yaşayabilir veya bacakları güçsüzleşebilir. Bu konuda yapabileceğiniz fazla bir şey yoktur.

Sırt ağrıları

Omurganız bile büyüyen rahim ve gevşeyen bağlardan etkilenir. Doğal kıvrımları genişler ve vücut ağırlığınızın da artmasıyla birlikte, ağırlık merkeziniz değişir. Bu da sırt ağrılarına neden olur. Bu durumu önlemek için her koşulda dik durmayı unutmayın... Sert yatak üstünde uyuyun... Düz ayakkabılar giyin ve sırt gerginliğini azaltmak için egzersiz yapın.

Bacak krampları

Ani ve çok acı veren bacak krampları, muhtemelen kalsiyum veya magnezyum eksikliğinden veya başka durumlarda dolaşım bozukluklarından kaynaklanır. Eksiklikleri önlemek için mineral içeriği zengin besinler tüketin... Doktorunuza danışarak vitamin ve mineral takviyesi kullanın... Bebeğin kalsiyum ve magnezyum dışında folik asit, iyot, flor ve demir ihtiyacı da olduğu için en uygun olanını doktorunuz belirleyecektir.

İkinci Üç Ayda (3-6 ay) Kontroller

Hamilelik sorunsuz bir şekilde ilerliyorsa, ikinci üç aylık döneminde olan hamile bir kadın ayda bir doktor kontrolüne gitmelidir. Doktor veya ebe, her kontrolde anne adayının tansiyonu, kilosunu ölçer, rahmin büyüklüğünü ve pozisyonunu belirler. Doktor her randevuda rutin sorular sorar, jinekolojik muayene yapar ve bebeğin (fetusun) kalp atış hızını sayar. Rh-negatif olan kadınlarda buna ek olarak bazı kan testleri, idrar testleri ve Rh antikor testleri istenir.

11. ve 14. haftalar ile 21. ve 26. haftalar arasında hamile kadınların bir ultrason testi daha yaptırması gerekir. Bu ultrason doktora daha fazla bilgi sağlar. Diğer bir zorunlu rutin ise kan şekeri tayinidir.

Kan şekeri testi, hamileliğin 24. ve 28.haftaları arasında yapılır. Bu test, hamile kadınlarda olası şeker hastalığı olup olmadığını belirlemek için yapılır. Doktor uygun görürse glikoz yükleme testi de yapılabilir. 100gr glikoz ağızdan alındıktan sonra kanda belirli aralarla glikoz ölçümü yapılır. Doktor, hamile kadın aşırı kiloluysa veya muayene esnasında daha başka riskli durumlar tespit etti ise, glikoz tolerans testinin daha önceki bir tarihte yapılmasını da tavsiye edebilir.

Hamile kadınlarda diyabet, plasenta tarafından oluşturulan hormonların, insülin fonksiyonlarını değiştirmesi sonucunda ortaya çıkar. Diyabet, hamile kadınların %3’ünde görülür. Anne ve çocuklarda ciddi sağlık sorunlarına, hamilelik sürecinde bebeğin fazla kilo almasına neden olabilir. Bebeğin doğum ağırlığı genellikle 4 kilodan fazladır. Doğal olarak bu durum doğumu da zorlaştırır; hem anneyi hem de çocuğu yorar.

Ultrason

Hamileliğin 11.ve 14. haftası arasında yapılan detaylı değerlendirmeler aşağıdakileri içerir:

1. Rahimde bulunan fetus sayısı.
2. Fetus kalp hızı değerlendirmesi.
3. Biyometrik ölçümler.
a. Bebeğin poposu ile baş tepesi arası uzunluğun ölçülmesi.
b. Bebeğin enlemesine baş genişliğini ölçülmesi (biparyetal çap).
4. Fetus anatomisinin değerlendirilmesi.

Ultrason incelemesi, rutin olarak hamileliğin 11. ve 14. haftaları arasında uygulanmalı ve fetal ense kalınlığı (NT) ve burun kemiği (NB) ölçümünün yanı sıra genetik bozuklukları gösteren diğer testleri de içermelidir.

Genetik Doğuştan Hastalık Testleri (ikili test: PAPP-A HCG)

Gebelik izlemi sırasında özellikle kromozom anomalisi için risk araştırılması amacıyla kullanılan ve anneden alınan kan analizinde bakılan ikili ve üçlü testler vardır.
11-14. gebelik haftalarında ense kalınlığı ile birlikte duyarlılığı yüksek ve güvenilir bir test olan „ikili tarama” ya da „erken tarama testi” uygulanır. Bu testte anne kanında PAPP-A ve HCG hormon seviyeleri değerlendirilir. Ense kalınlığı ölçümü ile birlikte ikili tarama testi yapıldığında Down Sendromu tespit etme oranı yaklaşık %85’tir.

Genetik Doğuştan Hastalık Testleri (üçlü test: HCG, Estriol, AFP)

Gebeliğin 16-18. haftalarında yapılan üçlü tarama testinde ise anne kanında AFP, HCG ve estriol hormon düzeylerine bakılır. Bu testle Down sendromunu tespit etme oranı yaklaşık %69’dur.

Tarama testlerinden, ikili ya da üçlü tarama testleri veya ultrason değerlendirmelerinden herhangi birinde bebeğe ait kromozom anomalileri yönünden bir risk belirlenirse, bu kez annelere kalıcı tanı testi uygulanır. Üçlü testin pozitif sonuçlanması, Down sendromu, Edwards sendromu veya diğer merkezi sinir sistemi bozukluklarının oluşma riskinin yüksek olduğu anlamına gelir; hamile kadınların inceleme sonuçlarını onaylayacak olan bir amniyosentez (inceleme için amniyotik sıvının alınması) yaptırmaları tavsiye edilir.

Amniyosentez

Sadece doğuştan hastalıklar gibi tıbbi sorun riskinin yüksek olduğu durumlarda uygulanır. Amniyosentez çok önemli bilgiler sağlar. Amniyosentez, hamileliğin 15. ve 18. haftaları arasında gerçekleştirilir. Ultrason aracılığıyla çok ince bir iğne, amniyon kesesine batırılır, ve yaklaşık 25 ml. amniyon sıvısı alınır. Daha sonra bu amniyon sıvısı kullanılarak biyokimyasal ve genetik incelemeler yapılır.

Bebeğin Hareketleri

Şüphesiz ki yakında anne olacak hamile kadının çocuğunun ilk hareketini hissetmesi hamileliğin çok önemli anlarından biridir. Hareketler genellikle hamileliğin 20. haftasında hissedilmeye başlanır. Bebek bir anda inanılmaz derecede gerçek ve yakın olur... İkinci üç ayın sonunda, bebeğin karın içerisindeki hareketleri çok daha belirginleşmeye başlar.